İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2264549 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

TOPRAKKALE

Kategori Kategori: Şehirler-köyler | Yorumlar 3 Yorum | Okunma 5118 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 22 Kasım 2009 12:14:00

Kale ilkçağlarda Çukurova yı Suriye ye bağlayan Amanos / Demirkapı geçidini kontrol altında tutmak amacıyla inşa edilmiştir

TOPRAKKALE’NİN TARİHİ

 

Kale ilkçağlarda Çukurova’yı Suriye’ye bağlayan  Amanos / Demirkapı geçidini kontrol altında tutmak amacıyla inşa edilmiştir. Ceyhan Osmaniye Dörtyol ayrımına ve güneyindeki geçide hakim 75 metre yüksekliğindeki bir kayalığın ve buna eklenen yığma bir tepenin üzerindedir.

 

Girişin batı yönündeki kayalığın üzerinde bulunması önceleri bu kayalık alanda sınırlı olduğunu düşündürtmektedir. Doğu ve kuzey yönlerinin toprak dolgu olmazı ise, bu kısımların daha sonraki dönemlerde inşa edilmiş olduğunu ve kalenin bu yığma tepeden almış olabileceğini akla getirmektedir.

 

Kalenin ilk konumlandığı batı yakasındaki kayalıkta daha önceki dönemlere ait yerleşme izleri bulunmuyor ise, kaleyi MÖ 2000’li yıllara Hitit dönemine ait olarak görebiliriz. Bu durumda inşa gerekçesi güneyden gelecek Asur akınları olmalıdır.

 

Kalenin içinde bulunduğu Doğu Klikya  bölgesinin tarihçesi daha sonraki dönemlerde şöyle gelişmiştir.

 

MÖ VIII. yy sonu      - Asurlular

MÖ VII. yy sonu       - Medler

MÖ 333                      - Makedonya Krallığı

MÖ 312                      - Selevkaslar

MÖ 83                        - Ermeni Krallığı

MÖ 64                        - Roma İmparatorluğu

MS 750                       - Abbasiler

MS 963                       - Bizanslılar

MS 1095                     - Selçuklular

MS 1097                     - 1. Haçlı Orduları

MS XII. yy başı         - Ermeni Beyliği

MS 1220                     - Selçuklular

MS 1243                     - Moğollar

MS 1275                     - Memlükler   

MS 1337                     - Oğuz Türkleri Üçok Kolu

MS 1352                     - Ramazanoğulları Beyliği

MS 1375                     - Üçok Kolu Kınık Boyu

MS 1516                     - Osmanlı İmparatorluğu

 

14 Oğuz boyundan biri ve Anadolu’dakilerin en önemlisi Kınık Boyu, Selçuklu hanedanını çıkartmıştır. Anadolu’nun ve özellikle Çukurova’nın fethinde önemli rol oynamıştır.  XV. yy başlarında Çukurova’da batıda Ceyhan, Doğuda Osmaniye, kuzeyde Ceyhan ırmağı, güneyde alçak bir dağ silsilesinin çevirdiği ovada yerleşmişlerdir. Bu yöre XIX. yy sonuna kadar Kınık kazası olarak adlandırılmıştır.

 

Kaza merkezi ise, o dönemde Kınık kalesi olarak anılan Toprakkale ve batı bitişiğinde bulunan Kınık kasabasıdır. Bu kasabanın yeri ve dolayısıyla kalenin gerçek adı Prof. Dr. Faruk Sümer’in 1660’ların başlarında Osmanlı tarihi defterinde yaptığı incelemeler ve bölgede yaptığı araştırmalar sonucu saptanmıştır.  Sümer bu saptamasının gerekçesini Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinin aşağıdaki bölümünde bulmuştur.

“Evsaf kal’a-i Kınık: ... sene tarihinde Ramazanlı, Ermeni padişahları elinden kabza-yi teshire alup karibul ahd zulüm ve teaddi sebebi ile halkı perişan olup kal!a hali ve muattal kalmıştır. Amma hala üstad mühendis destinde çıkmıştır ve bir bina_yı zibadır ve şekli mütedevverdir. Lakin yukarı çıkub ne cirimde idüğü malumum değildir.  Aynı ubur idub yine şarka bir saat gidüp, efsaf-ı kkala-i çanakçı....” (seyahatnama, İstanbul 1935, s.342)

 

Evliya Çelebi bu yöreden 1670’lerin sonlarında geçmiş, Kınık kalesinin “zulüm ve teaddi” ile boşaltıldığını belirtmiştir. Dolayısıyla bu yerleşmeye adını veren Kınık boyunun burada XV. yy başından  XVII. yy başındaki isyanlar dönemine kadar yaklaşık 200 yıl barındığı ortaya çıkmıştır.

 

1519 yılında yapılan bir tahrire göre Kınık kasabası ve kazasında Ermeni azınlık bulunmamaktadır.

 

1522 yılında kınık kasabasında Yunus Dede (15 evli, 2 bekar) ve Hamece oğlu Selman (139 evli, 3 bekar) adlı iki mahalle bulunmaktadır.

 

1547 yılında Kınık kasabasında 5 mahalle vardır: Yunus dede (21), Selman (77), Cami (108), Dursunlu (63), bayram Fakih (15)

 

XVI. yy da Kınık kazasına bağlı köy ve ekinlik sayısı 75’tir.

 

Kalede yapılan ön araştırmada şu özellikler saptanmıştır.

 

Kalenin etrafında savunma hendeği bulunmamaktadır. Güney ve güneydoğu yönünde ikinci bir surla tahkim edilmiştir. Surlar ve 14 adet burç, bazalt taşından örülmüştür. Batı yakasındaki düzlükteki yerleşme (Kınık kasabası) ile kale arasında inşa edilmiş merdivenli bir geçidin kalıntıları bulunmaktadır.  Kale içerisinde cephanelik, ambar, sarnıç, tuvalet, hamam ve şapel kalıntıları mevcuttur.

 

MİMARİ ÖZELLİKLERİ

 

Toprakkale, Adana, Antakya ve Osmaniye karayollarının kesiştiği üçgende, ovaya hakim bir tepe üzerinde yer almaktadır. Toprakkale iç kale ve etrafında yer alan dış sur duvarlarından oluşmaktadır.

 

İç Kale

 

İç kale kuzey – güney yönünde konumlanan iç avlu etrafındaki sur duvarları ve kapalı mekanlardan oluşmaktadır. İç kaleye doğu yönünden taş merdivenlerle ulaşılmaktadır.  Giriş kapısı iç kalenin kuzeydoğu köşesinde yer almaktadır. Giriş kapısından üstü taş tonoz örtülü kapalı bir mekana girilmektedir.  Bu mekanın sağındaki duvar yuvarlak burç duvarına dönüşmektedir. Solundaki duvar ise girişle iç avluyu ayırmaktadır. Girişten dikdörtgen planlı çapraz tonoz örtülü ikinci bir mekana geçilmektedir. Bu mekandan kuzey cephesine açılan iki pencere ve iç avluya açılan iki kapı boşluğu vardır. Avlu duvarı bu mekandan itibaren iki metre geri çekilerek sur duvarıyla tonoz örtüyle birleşip kuzey cephesi boyunca devam etmektedir. Bu hacim kuzeybatı köşesinden bir duvarla ayrılmaktadır. Avlu duvarının orta kısımlarında sarnıca benzeyen üstü tonoz örtülü bir hacim vardır. Ayrıca bu duvarda avluya açılan iki kapı ve bir pencere boşluğu bulunmaktadır.

 

İç kalenin kuzeybatı köşesi kuzeybatıya açılan büyük bir penceresi ve avluya açılan kapısı bulunan küçük bir hacim niteliğindedir.  Batı cephesinde bulunan sur duvarları ve avlu duvarı taş tonoz örtüyle birleşerek cephe boyunca devam eden kapalı bir mekan oluşturmaktadır. Sur duvarı üzerinde herhangi bir açıklık bulunmayan bu mekanın avlu duvarında 10 adet kapı ve pencere boşluğu niteliğinde açıklık mevcuttur. Bu mekanın üzengi çizgisinde boylu boyunca ara kat izi ve batı duvarına yaslanmış taş merdiven basamakları mevcuttur.  Güney duvarında bulunan küçük bir kapı boşluğundan iç içe açılan karanlık, dışa tamamen kapalı iki küçük mekana geçilmektedir.

 

İç kalenin güneybatısında yer alan üstü taş tonoz örtülü kapalı dikdörtgen mekanın güneybatıya bakan sur duvarı üstünde iki mazgal deliği boşluğu mevcuttur. Ayrıca avlu ile arasındaki duvarın batı köşesinde üste çıkan taş merdiven basamakları mevcuttur. Bu mekanın doğu duvarında avluya açılan büyük bir kapı boşluğu batı duvarında ise bir niş mevcuttur. Bu mekanın ortasında bulunan yaklaşık 1 m² lik dikdörtgen boşluk altta altta zindan olduğu söylenen mekana açılmaktadır. Ayrıca zindana mekanın doğu duvarının üst kotunda bulunan açıklıktan girilebilmektedir.

 

İç avlunun güneybatı ve batı cephesi 5 adet burç ve sur duvarlarıyla çevrilidir.

 

İç avlunun batı cephesinde yer alan sur duvarları iki katlıdır. Duvarlar üsrt katta batı cephesi boyunca devam etmektedir. Duvarların avluya bakan yönünde yer alan kemerli açıklıkların ortasında mazgal delikleri bulunmaktadır.

 

İç avlunun kuzey yönünde büyük bir sarnıç mevcuttur.  Orta kısımlarda ise duvar izleri ve sütun kalıntıları mevcuttur.

 

İç kalenin batı cephesinde yer alan ve zeminden yukarı doğru eğimli yükselen taş kaplı platformun altında tüneller vardır. Tünel ağızları kapalı olduğundan girilememiştir.

 

YAPISAL DURUM

 

Kale duvarları sıralı moloz taş örtü niteliğinde siyah bazalt taşla inşa edilmiştir.  İç kalenin sur duvarları genelde ayakta olmakla birlikte üst kotlar yıkıntı halindedir. Batı cephesinde bulunan iki büyük burç tamamen yıkılmıştır. Kapalı mekanları örten tonozlarda büyük ölçüde çatlak ve çöküntüler görülmektedir. Keleye yakın tarihlerde yapılmış herhangi bir onarım izine rastlanmamıştır. Sadece çıkış yolu ve merdivenler Kültür bakanlığı tarafından 2000 yılında yeni yapılmıştır.

 

ÖN MÜDAHALELER

 

Sağlıklı bir çalışma yapılabilmesi için şu ön çalışmaların yapılması gereklidir.

 

-          Tüm açık alanlarda bitki temizliği yapılması

-          Tüm alanlarda yüzey temizliği yapılması

-          Kaleye ait düşmüş taşların toplanıp istiflenmesi

 

ÇEVREDEKİ BİTKİSEL DURUM

 

Kalenin kuzey ve batı yakasında ağaçlandırma çalışmaları yapılmış, kuzey yönünde bir bölümünde okaliptüs, diğer kalan yerlerinde ise karaçam mevcuttur. Bu ağaçlar tahmini 20-25 yaşlarındadır. Yine kuzey ve batı yönünde kaleye yakın yerlerde sık çalılık mevcuttur. Sarmaşık tespi gibi ağaçlar görülmüştür. Doğu ve güney kısımlarında ise ağaçlandırma yoktur. Daha doğrusu yeni fidanlar dikilmiştir. Belediyenin yaptığı bu ağaçlandırmanın da sağlıklı olmadığı görülmüştür. Kale içerisinde ve dışarısında çok çeşitli otlar ve sakız ağaçları, akasya çalıları görülmüştür.  Kalede yıkılan kısımların bir çoğunun ağaç köklerinden kaynaklandığı görülmektedir.

 

KALEYE ULAŞIM

 

Kalenin Adana-Osmaniye-İskenderun yol üçgeninin ortasında bir tepede olduğunu söylemiştik. Keleye Adana- İskenderun yolundan asfalt bir yolla çıkılabilmektedir. 75 metrelik tepenin yarıdan fazlası araçla çıkılabilmektedir. Kale Toprakkale ilçe merkezine yaklaşık 3 km Osmaniye il merkezine ise 8 km mesafededir.

 

 | Puan: 10 / 3 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar

İdris Salman { 27 Mart 2016 23:08:27 }
Kaynakça nedir?
İdris Salman { 23 Mart 2016 01:02:52 }
Kaynakça olarak nerden yarlandiniz bu bilgiye yardımcı olursanız sevinirim
İdris Salman { 23 Mart 2016 01:02:08 }
Kaynakça olarak nerden yarlandiniz bu bilgiye yardımcı olursanız sevinirim
Di?er Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA