İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 719 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 1230450 defa okunmuş ve 1373 yorum yazılmıştır.

Internet in Tarihçesi

Kategori Kategori: İcatlar-buluşlar | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 988 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 13 Mart 2007 21:15:53

Internet dünya çapında bir bilgisayar ağları sistemidir. Ağlardan oluşan bir bilgisayar ağıdır ve dünyanın herhangi bir yerinde, Internet'e bağlı bir bilgisayarın başına oturan bir kullanıcı, eğer izni varsa, dünyanın öbür ucundaki bir bilgisayara erişebilir

Internet'in Tarihçesi

Internet nedir?

Internet dünya çapında bir bilgisayar ağları sistemidir. Ağlardan oluşan bir bilgisayar ağıdır ve dünyanın herhangi bir yerinde, Internet'e bağlı bir bilgisayarın başına oturan bir kullanıcı, eğer izni varsa, dünyanın öbür ucundaki bir bilgisayara erişebilir. Hatta bazen diğer bilgisayarlardaki kullanıcılarla konuşabilir bile...

Internet'in tarihçesi

Internet bir yerde ABD ve SSCB arasındaki soğuk savaş ve çekişmenin ürünüdür. SSCB'nin ilk uyduyu atmasından sonra 1962 yılında Amerika'da ARPA (Advanced Research Projects Agency - İleri Araştırma Projeleri Ajansı) kuruldu ve bir bilgisayar ağı oluşturmak için ilk adımlar atıldı.

1965 yılında mevcut telefon hattının yetersizlikleri çözüldü ve Berkeley ile MIT üniversitelerinin bilgisayarları arasında ilk kez telefon hattı üzerinden iletişim sağlandı. Böylece ilk geniş alan ağı (WAN - wide area network) uygulaması gerçekleştirilmiş oldu.

1968 yılında ayrı yapılardaki bilgisayarların anlaşabilmeleri için ortak bir protokol oluşturma çalışmaları tamamlandı. Veriler paketler halinde gönderilecekti. Böylece hem verilerin değişik hatlar üzerinden gidebilmeleri yani iletişim esnekliği sağlanacaktı, hem de hatlara kulak misafiri olmak zorlaşacaktı.

1969 aralık ayında, Santa Barbara ve Utah'taki araştırma merkezlerinde bulunan iki bilgisayarın daha katılımıyla, yalnızca dört bilgisayarı birbirine bağlayan ARPANet oluşturuldu.

ARPANet'in kuruluş amacı kendi üniversitesindeki bir bilgisayarda araştırma yapan bir kullanıcının diğer üniversitelerdeki bilgisayarlara da erişip onlardaki bilgileri kullanabilmesine veya uzaktan bağlanarak onlarda da program çalıştırabilmesine olanak vermekti. Kurulan ağ yapısında merkezi bir bilgisayar yoktu ve bir bilgisayardan gönderilen ileti, hedeflenen bilgisayara bir çok ayrı yol üzerinden ulaşabiliyordu. Bunun en büyük yararı ise, savaş ya da felaket durumunda ağın bir bölümü çökse bile, diğer bölümünün çalışmayı sürdürebilmesiydi. Özellikle ülke güvenliğini sağlamak ön plana çıkıyordu.

ARPANet 1971 yılına gelindiğinde 23 bilgisayarı kapsıyordu. Büyük bölümü ABD'nin askeri bütçesinden finanse ediliyordu ve bilgisayarlar kiralık hatlar aracılığıyla birbirlerine ulaşıyordu.

1972 yılında ilk e-mektup gönderildi. E-mektupta kullanılan "@" işaretinin öyküsünü ise bu yazının devamında okuyabilirsiniz...

1974 yılında da bugün Internet'in temel protokolü olan TCP/IP (Transmission Control Protocol / Internet Protocol - Gönderme Denetleme Protokolü / Ağlararası Protokol) yazıldı.

ARPANet Amerika'nın ayrı yerlerinde olan akademisyenlerin ve araştırmacıların birbirlerine ileti ve dosya göndermelerini ya da uzaktaki bir bilgisayara bağlanıp çalışmalarını sağlayan ideal bir sistemdi. 1975 yılında, ABD Savunma Bakanlığı'nın iletişim gereksinimlerini daha iyi karşılamak amacıyla Savunma İletişimi Ajansı ARPANet'in yönetimini ele aldığında, bilgisayar ağı üzerindeki trafik artmayı sürdürdü. Ancak kullanıcıların çoğunu askeri personel değil, meslektaşlarıyla iletişim kuran akademisyenler yani siviller oluşturuyordu. Sonunda ARPANet ikiye bölündü. 1980'lerin ortalarında araştırma yönelimli kısmı ARPANet olarak kalırken, askeri kısmı MILNET adını aldı.

Bu iki ağ birbirlerine bağlıydı ve aralarındaki bu bağ DARPA Internet (Defence Advanced Research Agency - Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı) olarak adlandırıldı. Sonra da kısaca Internet oldu.

Alternatif ağların ortaya çıkışı

ARPANet'e erişim yalnızca savunmaya yönelik üniversitelerle sınırlıydı. Bunun dışında bırakılanlar tarafından BITNET (Because It's Time Network - Çünkü Artık Zamanı Ağı) ve CSNET (Computer Science Network - Bilgisayar Bilimleri Ağı) oluşturuldu. Bunlar da Amerika'daki akademisyenleri ve araştırma merkezlerini birbirlerine bağlıyordu. Türkiye'de de 1993 yılının sonunda Internet'in gelmesinden önce BITNET bağlantısı vardı.

Avrupa'da da İngiltere, İskandinav ülkeleri ve Hollanda'daki bilgisayar ağları birleştirildi. 1984 yılında bir yerde BITNET'in Avrupa çeşidi olan EARN (European Academic and Research Network - Avrupa Akademi ve Araştırma Ağı) ortaya çıktı.

1991 yılında özel bilgisayarların da Internet'e bağlanmasına izin verildi. Sonunda diğer tüm ağların da Internet'in içinde yer almasıyla, bugünkü yapı oluştu.

Internet'in omurgası

1986 yılında 56 Kbps'lık modemler aracılığıyla (şimdi neredeyse olmazsa olmaz dense de, o zamanlar için müthiş bir hızdı) Amerika'daki gelişmiş bilgisayar merkezleri birbirlerine bağlandı ve Internet'in Amerika'daki omurgası oluşturuldu. Bu omurga bir bilgi otoyolu olarak da düşünülebilir. Bilgi buradan orta büyüklükteki yerel ağlara, ya da Internet servis sağlayıcılara, oradan da kullanıcılara ulaşır.

Türkiye'deki ağın omurgasının nasıl olduğunu merak ediyorsanız, bunu gösteren bir resmi TR-NET'in sitesinde bulabilirsiniz.

WWW

WWW'in ortaya çıkması 1991 yılına dayanıyor. Ancak 1993 yılında, NCSA'de Mark Andraseen tarafından Mosaic göstericisinin yazılmasıyla işlerlik kazandı ve yayılmaya başladı.

Internet'in Türkiye'ye gelmesi de 1993 yılında oldu ve 1994 yılında ben ODTÜ Bilgi İşlem Dairesi'nde işe başladığımda, herkes Mosaic kullanıyordu. Türkiye'deki tüm Internet sunucularının (www, ftp, gopher...) listesi bir sayfaya sığıyordu. Şimdi ise ODTÜ bununla baş edemediği için, Internet sunucularını listeleme işini TR-NET'e devretmiş.

Özet

Özetlersek, 1960'ların başında ABD Savunma Bakanlığı bünyesine kurulmuş olan ARPANet, zaman içinde sivillerin kullandığı Internet'e dönüştü. Bugün Internet dünya üzerindeki yüz milyonlarca kullanıcının bağlı olduğu, kamuya açık, ortaklaşa çalışılan ve kendi kendini yöneten bir sistemdir.

Fiziksel olarak olağan iletişim için kullanılan telefon ve uydu hatları üzerinde çalışmaktadır.

Teknik olarak ayırt edici özelliği ise TCP/IP (Transmission Control Protocol / Internet Protocol - Gönderme Denetleme Protokolü / Internet Protokolü) diye adlandırılan standart bir protokoller topluluğundan oluşmasıdır. Internet'e bağlı tüm bilgisayarlar üzerinde bu protokolün içerdiği programlar kuruludur.

Şu @ işareti de nereden çıkmış?

İngilizce at olarak okunan ve Türkçe'de -de, -da eki anlamına gelen @ e-mektup adreslerinde kullanıcı adını, bilgisayarın adından ayırmak için kullanılır.

Belki de Amerika'da kullanılan daktilolardaki standart karakterlerden biri olduğu için, ASCII (American Standard Code for Information Interchange - Bilgi Değişimi için Amerikan Standart Kodu) kümesine dahil edilmiştir. ASCII kümesi neredeyse tüm bilgisayarlarda bizim kullandığımız harfler, sayılar, noktalama imleri ve diğer karakterleri bilgisayarın anlayacağı sayısal kodlara dönüştürmek için kullanılmaktadır.

1972 haziranında, dosya aktarma protokolünün (FTP) özellikleri belirlenirken, birisi Ray Tomlinson tarafından yazılmış olan e-mektup programlarının da bu projeye dahil edilmesini önerdi. Bu kişi ARPANet projesinde uzman olarak çalışıyordu ve kullanıcı adıyla, kullanıcının bağlı olduğu bilgisayarın adını birbirlerinden ayırmak için bir işarete gereksinim duymuştu. Hiçbir durumda, kullanıcının adının içinde yer almayacak bir karaktere gerek vardı. Önünde duran klavyeye baktı, harfler ve sayılar dışında kalan bir düzine kadar noktalama imi içinden @ işaretini seçti. Bu konuda Ray Tomlinson aynen şöyle demiştir: "E-mektup programını ilk önce ben yazmıştım ve istediğim işareti seçmek de bana düştü..." Ve büyük bir olasılıkla bu seçimi yaparken, @ işaretine bütün dünyada kullanılacak bir anlam yüklediğinden habersizdi...

Internet'in kullanım alanları

Internet'in en popüler iki kullanım alanı e-posta (e-mail) ile WWW'dir (World Wide Web - Dünya Çapında Örümcek Ağı).

Bunlar dışında IRC (Internet Relay Chat - Internet'te canlı söyleşi) protokolü yardımıyla bu programı bilgisayarlarına yüklemiş olan diğer Internet kullanıcılarıyla söyleşebilirsiniz. Internet kafelerdeki bilgisayarlardan söyleşi (chat) odalarına takılmak bugünlerde gençler arasındaki en yaygın Internet kullanım biçimi sanırım.

Telnet uzaktaki bir bilgisayara erişip onun üzerinde çalışmak için kullanılır.

FTP (File Transfer Protocol - Dosya Aktarma Protokolü) ile bilgisayarımıza çeşitli ekran koruyucular, programlar, resimler indirebiliriz. Başka bir bilgisayara istediğimiz dosyaları gönderebiliriz.

Artık Internet'in içinde yer alan haber gruplarını izleyerek ilgi alanlarınızdaki bilgilere erişip, kendi söylemek istediklerinizi de buralardan duyurabilirsiniz. Burada bir not düşmek istiyorum. Haber gruplarının gelişimi, Internet'ten (ARPANet'ten) tamamen bağımsız olmuştur. Bu konuda ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz, yazının sonundaki kaynaklardan yararlanabilirsiniz.

Eskiden Internet'te yazıları bir menü yapısı içinden seçmeye ve okumaya izin veren Gopher protokolü ve WAIS, Archie gibi arama ve bilgiye erişim yolları vardı ancak artık WWW ve arama motorları ile dizinler bunların yerini tamamen almıştır.

Peki, hepsi iyi de, kim yönetiyor bunları?

Internet bir ülke olsaydı, yönetim biçimi de anarşidir yani hiçbir yönetimin olmaması diyebilirdik. Internet'i hiç kimse yönetmiyor ya da herkes yönetiyor...

Hiçbir kimseye, örgüte ya da örgütler topluluğuna ait değil. İnsanların işbirliğiyle oluşmuş. Başlangıçta yalnızca 4 bilgisayar vardı. Şimdi ise yüzlerce ticari iletişim ağı, binlerce kuruluş, yüz binlerce iş yeri ve milyonlarca kullanıcının bağlı olduğu kamuya açık, bilgisayar ağları arasında kurulmuş bir ağ var. Peki bu sistemi ayakta tutan kim?

  • Sizler: Üreticiler, tüketiciler, bilgiyi kullananlar, düşünce ve anlatım özgürlüğünden yana olanlar, anne babalar, toplumun bireyleri, dünya vatandaşları... Evet, bunların hepsi Internet'ten yararlanıyor ve onu ayakta tutuyor...
  • The Internet Society - Internet Topluluğu: Internet'in kurumsallaşmış ruhu olarak da tanımlanabilir. Herkes üye olabilir. Yaptığı bir çok şeyin yanı sıra, IETF'yi de gözetir.
  • The Internet Engineering Task Force - Internet Mühendislik İş Gücü: Bu topluluk bir çok örgütte veya kuruluşta çalışan bireylerin yanı sıra ilgili ve konuya hakim bireylerden oluşur. Internet'in altyapısını oluşturan TCP/IP protokolünün gelişiminden sorumludur.
  • The World Wide Web Consortium - Dünya Çapında Ağ Üst Kurulu: Sanayinin de desteklediği bu üst kurul, WWW'in standartlarını belirler. Örneğin sizin göstericinizde (Netscape, IE) ve ağ sunucularında kullanılan HTTP (Hypertext Transfer Protocol - Üstün Yazı Aktarma Protokolü), ağ sayfalarını biçimlendirirken kullanılan HTML (Hypertext Mark-up Language / Üstün Yazı İşaretleme Dili) ve diğer ağ standartları bu üst kurul tarafından oluşturulur.
  • The Internet Corporation for Assigned Names and Numbers (ICANN) - Internet Adları ve Sayıları Atama Kuruluşu: Bu kuruluş, kâr amacı gütmeyen ve hükümet dışı bir örgüttür. Hem IP (Internet Protocol) sayılarının, hem de alan adlarının dağılımından sorumludur.
  • Alan adı veren kuruluşlar: Bir kaç ay öncesine kadar .com, .org, .net uzantılı uluslararası alan adlarını yalnızca InterNIC adındaki bir kuruluş kaydedebiliyordu. Şimdi bu tekel kırıldı ve alan adı fiyatları da düştü. Türkiye'de alan adı kaydetmeye yetkili tek kuruluş ODTÜ'dür.
  • Hükümetler: Internet ABD hükümetinin soğuk savaş dönemindeki güvenlik gereksinimleri nedeniyle oluşturulmuştu ve bugün de hükümetlerden etkilenmektedir. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu demokratik ülkelerde herkes özgürce Internet'ten yararlanabilirken, bazı ülkelerde kimin ne şekilde Internet kullanabileceği sınırlandırılmıştır. Demokratik ülkelerin hükümetleri ise yalnızca ülke güvenliğini ilgilendiren konular, çocukların pornografik sitelere erişiminin önlenmesi ve iletişim altyapısının düzenlenmesi ve iyileştirilmesi gibi konularda Internet'e müdahale etmektedirler.
  • The Electronic Frontier Foundation - Elektronik Öncü Vakfı: 1990'da kurulan bu vakıf, Internet'te düşünce ve anlatım özgürlüğünü savunuyor. Her türlü sansüre karşı olan ve konuşma özgürlüğünü desteklediği Mavi Kurdele (Blue Ribbon) kampanyasını başlattığı sıralarda, siteleri en çok ziyaret edilen 4 siteden biri olmuştu.
  • Standart belirleyiciler: ISO (International Standards Organisation - Uluslararası Standartlar Örgütü) ve IEEE'nin (Institute of Electrical and Electronical Engineers - Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) başını çektiği uluslararası standart belirleyici kuruluşlar, Internet'e de bir düzen vermeye çalışmaktalar.
  • Mucitler ve ürünleri geliştirenler: Internet Vinton Cerf (TCP/IP), Tim Berners-Lee (HTTP) gibi kişilerin akıllarına gelen parlak düşünceleri gerçekleştirmeleri, kendini adamış programcı grupların çabaları ve katkıları, bazen de Netscape, Microsoft, Sun Microsystems, IBM gibi şirketlerin Internet üzerinde kullanmanız için ortaya koydukları ürünlerin sonucu olarak şimdiki durumuna gelmiştir.
  • Sayfaları hazırlayanlar, programları yazanlar... : Internet'in en önemli sahipleri belki de bunlardır. Bir Internet sayfası hazırladığınızda, bazen ev hayvanınızın resimlerini, bazen kentinizle ilgili bilgiyi, bazen de günlerce uğraşıp yazdığınız bir programı diğer Internet kullanıcılarıyla paylaşmış olursunuz.
  • Altyapıyı kuranlar: Internet servis sunucular, yerel telefon kuruluşu (Türk Telecom), belki kablolu televizyon şirketiniz ve ürünleriyle Internet altyapısını oluşturan diğer yüzlerce firma...

Kaynaklar

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    




Arama ARAMA